|
Bölümler -
Foto Öykü
|
Haydarpaşa Tren Garı
İnsanoğlu önce tekerleği buldu, tekerleğin üstünde gideceği araçlar ve hareket etmesini sağlayacak yollar yaptı. İşte bu andan itibaren delice bir döngünün içine sürüklendiler. Atlı arabalar, sonraları bunu gemiler, trenler, yakıtlı taşıtlar, uçaklar takip etti.
|
|
|
|
| KİLİTLİ HAYATLAR
|
|
Fatih Surmaz tarafından yazıldı
|
|
|
Bölümler -
Foto Öykü
|
| 
Şimdi, Eskimiş günlerin, çiçek kokulu sabahlarına uyanıyor şehir...
|
|
| TÜKENİŞ
|
|
Fatih Surmaz tarafından yazıldı
|
|
|
Bölümler -
Foto Öykü
|

tüketmişler her şeyi ve yollarını bulabilmek için bir fenere ihtiyaçları var sanki
|
|
| ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA
|
|
kemal vural tarlan tarafından yazıldı
|
|
|
Bölümler -
Foto Öykü
|
| 
| İnsanoğlu, kocadı mı toprağa bakarmış yüzü, doğduğu toprakları, ilk gözüne değen göğü ve o göğün kuşlarını özlermiş... |
|
|
| SONRASI, SESSİZLİK...
|
|
Fatih Surmaz tarafından yazıldı
|
|
|
Bölümler -
Foto Öykü
|
| 
“ Suskunum... Ömrümün yanıbaşında, kaderin uzağına düşen bir yolcuyum şimdi. Kıpırtısız, yalnız, ıssız...
Köhne bir kulübenin kapı kolunu öpüyor ellerim. Son bir veda...
Sonrası, Sessizlik...”
|
|
| KARANLIKTA UYANANLAR...
|
|
Kemal Elitaş tarafından yazıldı
|
|
|
Bölümler -
Foto Öykü
|
|

Tanrı Poseydon, elindeki üç dişli yabasını hışımla toprağa vurmasaydı...
Marmara denizi olmayacaktı belki.
Daha önceleri canı sıkıldığında vurduğu yabasıyla.
Ege denizini yaratmış ve aşka geldiğinde de Karadenizin olduğu yere yabasını vurmuştu.
Yine bir şeylere kızmış, yine göstermek istemişti gücünü.
Demek ki yabasını biraz eğri vurdu...
|
|
|
| DURGUN, NARİN, NAİF...
|
|
Fatih Surmaz tarafından yazıldı
|
|
|
Bölümler -
Foto Öykü
|
|

"Ölüme terkedilmiş gibiydiler. Sahipsiz, yalnız ve eskimiş. Hepsi de sessiz çığlıklar atıyorlardı..."
|
|
|
|
|
|
|
|