| SATILIĞA ÇIKARILAN: HAYDARPAŞA GARI
|
|
Murat Yazar tarafından yazıldı
Salı, 24 Şubat 2009 16:56 |
|
Haydarpaşa Tren Garı
İnsanoğlu önce tekerleği buldu, tekerleğin üstünde gideceği araçlar ve hareket etmesini sağlayacak yollar yaptı. İşte bu andan itibaren delice bir döngünün içine sürüklendiler. Atlı arabalar, sonraları bunu gemiler, trenler, yakıtlı taşıtlar, uçaklar takip etti.
|
|
|
|
| KİLİTLİ HAYATLAR
|
|
Fatih Surmaz tarafından yazıldı
Cuma, 06 Şubat 2009 15:52 |
|
| 
Şimdi, Eskimiş günlerin, çiçek kokulu sabahlarına uyanıyor şehir...
|
|
| TÜKENİŞ
|
|
Fatih Surmaz tarafından yazıldı
Cuma, 30 Ocak 2009 14:59 |
|

tüketmişler her şeyi ve yollarını bulabilmek için bir fenere ihtiyaçları var sanki
|
|
| ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA
|
|
kemal vural tarlan tarafından yazıldı
Cuma, 19 Aralık 2008 14:48 |
|
| 
| İnsanoğlu, kocadı mı toprağa bakarmış yüzü, doğduğu toprakları, ilk gözüne değen göğü ve o göğün kuşlarını özlermiş... |
|
|
| SONRASI, SESSİZLİK...
|
|
Fatih Surmaz tarafından yazıldı
Perşembe, 18 Aralık 2008 10:35 |
|
| 
“ Suskunum... Ömrümün yanıbaşında, kaderin uzağına düşen bir yolcuyum şimdi. Kıpırtısız, yalnız, ıssız...
Köhne bir kulübenin kapı kolunu öpüyor ellerim. Son bir veda...
Sonrası, Sessizlik...”
|
|
| KARANLIKTA UYANANLAR...
|
|
Kemal Elitaş tarafından yazıldı
Salı, 09 Aralık 2008 15:19 |
|
|

Tanrı Poseydon, elindeki üç dişli yabasını hışımla toprağa vurmasaydı...
Marmara denizi olmayacaktı belki.
Daha önceleri canı sıkıldığında vurduğu yabasıyla.
Ege denizini yaratmış ve aşka geldiğinde de Karadenizin olduğu yere yabasını vurmuştu.
Yine bir şeylere kızmış, yine göstermek istemişti gücünü.
Demek ki yabasını biraz eğri vurdu...
|
|
|
| DURGUN, NARİN, NAİF...
|
|
Fatih Surmaz tarafından yazıldı
Pazartesi, 01 Aralık 2008 07:33 |
|
|

"Ölüme terkedilmiş gibiydiler. Sahipsiz, yalnız ve eskimiş. Hepsi de sessiz çığlıklar atıyorlardı..."
|
|
|
|
|
|
|
|